TARİHÇE
Ev yapımı bir kaykay, 1950'ler
Kaykay, bugünkü haline ulaşmadan önce, 1940'ların sonlarında sörf kültüründen ilham alan bir kara sporu olarak ortaya çıktı. O dönemde henüz "skateboard" adı yaygınlaşmamışken, "sidewalk surfing" (kaldırım sörfü) olarak anılan bu aktivitenin ilk olarak kim tarafından ortaya çıkarıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Farklı bölgelerde benzer fikirlerin bağımsız olarak ortaya çıkmasıyla şekillenen ilk kaykaylar, tekerleklerin küçük ahşap tahtalara veya eski paten parçalarına monte edilmesiyle oluşturuluyordu. 1960'lara gelindiğinde ise kaykay, sörf kültürünün etkisiyle daha düzenli bir ürün haline gelmeye başladı ve Makaha gibi şirketlerin seri üretim modelleri piyasaya sürmesiyle daha geniş kitlelere ulaştı.
The Quarterly Skateboarder, ilk sayı, 1964
1960'ların başında kaykay hızla popülerleşirken, sörfün estetiği ve kültürü kaykay tasarımlarına da doğrudan yansıdı. Uzun ve dar tahtalar, sörf tahtalarını andıran şekilleri ve sert tekerlekleriyle daha çok düz zeminde yapılan "slalom" ve serbest sürüş hareketleri için kullanılıyordu. Kaykay aynı zamanda medya ve organizasyon dünyasında da kendine yer edinmeye başladı. 1964 yılında John Severson tarafından yayımlanan The Quarterly Skateboarder, kaykay kültürüne özel ilk yayınlardan biri olurken, aynı dönemde ortaya çıkan Skateboarder dergisi de sporun gelişiminde önemli bir rol oynadı.
New York sokaklarında kaykay, 1965
1965 yılında Anaheim, California'da düzenlenen yarışmalar, kaykayın artık organize bir spor olarak şekillenmeye başladığının önemli göstergelerinden biriydi. Yarışmaların yanı sıra mağazalar, kulüpler ve dergiler sayesinde kaykay giderek daha görünür hale geldi. Ancak 1960'ların ortalarından itibaren, dönemin sert tekerlekleri ve sınırlı güvenlik standartları nedeniyle yaşanan kazalar ve artan güvenlik endişeleri, kaykayın popülerliğinin ciddi biçimde düşmesine yol açtı. Birçok bölgede kaykay yasaklanırken üreticilerin satışları da geriledi.
Kaliforniya'da bir kaykaycı çocuk, 1970'ler
1970'lerin başında Frank Nasworthy'nin kaykay için poliüretan tekerlekleri yaygınlaştırması, sporun gelişiminde önemli bir dönüm noktası oldu. Önceki kil veya metal tekerleklere kıyasla daha iyi tutuş, hız ve sürüş konforu sunan poliüretan tekerlekler, kaykaycıların daha hızlı ve kontrollü hareket etmelerini sağladı. Bu gelişme, kaykayın yeniden hızla popülerleşmesinin ve yeni sürüş biçimlerinin ortaya çıkmasının önünü açtı.
Derby Skatepark
Kaykaycılar önce banklar, eğimli yüzeyler ve benzeri şehir yapılarını kullanırken, zamanla boş yüzme havuzlarını keşfettiler. Havuzların kavisli duvarları, kaykaycıların duvar boyunca yükselmesine ve daha önce mümkün olmayan dönüşler ve havadan hareketler geliştirmesine olanak sağladı. Bu gelişim, 1970'lerin ortalarından itibaren "pool skating" ve ardından "vert" olarak şekillenecek dikey kaykay kültürünün temelini oluşturdu. Bu dönemde geniş ve renkli "banana board"lar da kaykayın popüler kültürdeki görünümünü belirledi. Kaykaycıların şehirlerde yeni "spot"lar keşfetmesi, bu noktaları kendi aralarında isimlendirmesi ve buldukları yerleri dergiler ve diğer yayınlar aracılığıyla paylaşması, kaykayın yalnızca bir spor değil, kendine özgü bir topluluk ve kültür haline gelmesini sağladı.
Kona Skatepark, 1970'lerin sonu
1970'lerin ortalarına gelindiğinde kaykay; kendi profesyonel sporcularına, yarışmalarına, sponsorluk sistemine ve giderek büyüyen bir topluluğa sahipti. Teknolojik gelişmeler, yeni sürüş alanları ve oluşmaya başlayan kaykay medyası bir araya gelerek, 1980'lerde gerçekleşecek teknik ve kültürel dönüşümün temelini hazırladı.
Bir yarışmada Rodney Mullen, 1980'ler
1980'lere gelindiğinde, Rodney Mullen gibi isimlerin öncülüğünde düz zemin hareketleri hızla gelişmeye başladı. 1970'lerde Alan Gelfand tarafından dikey rampalarda geliştirilen ollie'nin düz zemine uyarlanması ve kickflip, Impossible gibi yeni hareketlerin çeşitlenmesi, kaykayın fiziksel sınırlarını genişletti. Bu gelişmeler, kaykaycıların yalnızca rampalarda ve havuzlarda değil; kaldırımlar, merdivenler, banklar ve diğer şehir unsurları üzerinde de kaymalarının önünü açarak street skating'in yükselişini hızlandırdı.
Havada bir trick, Rodney Mullen, 1980'ler
Bu dönüşüm, kaykay ekipmanlarında da önemli bir değişimi beraberinde getirdi. Geniş ve ağır pool deck'lerin yerini, street skating için daha uygun, daha dar ve kicktail'li tahtalar almaya başladı. Zamanla bu tasarım, günümüzde standart hale gelen ve genellikle "popsicle" olarak adlandırılan modern deck formuna evrildi.
Geleceğe Dönüş (Back to the Future), 1985
Skateparkların sınırlı olması ve şehir ortamlarının kaykaycılar için sunduğu doğal engeller, sporcuları giderek daha fazla kamusal alanlara yöneltti. Bu durum zaman zaman mülk sahipleri ve yerel yönetimlerle çeşitli sorunlara ve yasaklara yol açsa da, kaykayın kendine özgü şehir kültürünün oluşmasına katkı sağladı. Aynı dönemde filmler, televizyon, kaykay dergileri ve videoları da bu kültürün daha geniş kitlelere ulaşmasına katkıda bulundu. Özellikle 1985 yapımı Geleceğe Dönüş (Back to the Future) filminde Marty McFly'ın kaykay kullanması, kaykayın gençlik kültürü içerisindeki özgür ve modern imajını güçlendiren önemli popüler kültür örneklerinden biri oldu. 1990'lara gelindiğinde ise sokak stili, kaykay kültürünün merkezine yerleşmişti.
Türkiye'de kaykay kültürünün gelişimi aktif çalışmalarımız sonrasında eklenecektir.